En büyük işkencelerden fırlamış gibi bedenimAcı çekmek istiyo ruhumBiraz daha sürünmeli bedenimZarar vermek istiyo nazik ellerimBedenleri yırtmak istiyorumKalmasın dünyada acı çekmemiş boş beyinBen bugün can...
Aldatan insan bilmeden isteyerek yapmıştır belki İsteyerek yaptığını bilmediği içindir belki pişmanlığı Aslında pişman olmaya da bilir aldatan insan Pişman değilse seçimdir yaptığı Eğer...
Umuyorum ki cennet vardır Umuyorum ki orda olurum Kuralları o kadar çok çiğnedim ki artık tövbeliyim Umuyorum orda düşüncelerimin cezası yoktur Burada yeteri kadar çektim...
n Akıllardan geçenler olurda bir okunursa herkes düşman olur…. n Düşündükçe işin içinden çıkılır mı?...
Bütün devletler yıkılmalı ya da hepsine biri hakim olmalı ama insanlar kökenlerini unutmalı.bir şey üretilmeli insan üzerinde hafıza kaybı yaratan.bütün kitaplar,filmler,tablolar arşivler yakılmalı.geçmişte yaşananları reddedercesine… Bütün...
Her köşede bekleyen yarini Herkes tek olmaktan üzülürken bunlar nasıl bulmuş çiftini Acaba aynımı fikirleri? Birbirleri için en iyilerimi olduklarını düşündükleri? Öyle değilse eğer yazık onlara yazık boşa...
Işığın karşıdan gelirse etrafını göremezsin Ama karanlıktaysan önünü arkanı sağını solunu atacağın adımını görürsün Bana ışık değil karanlık gerek.
Ve ben tüm umutların tükendiği yerdeyim Sonbahar mevsimindeyim Yaprakların ağaçlarını terk ettiği mevsim Yine annemi terk ettiğim aydayım Hüznün ayı Yalnızlığın ayındayım….
Kağıtlara anlattım derdimi zavallı gibi Her gün daha çok ölüyorum Her gün daha ağır geliyo omuzlarıma Hergün yenisi ekleniyo günahlarıma Ve ben daha çok ölüyorum Kahrolası yalnızlığımda……………….. ...
Elime bir kalem almışım bir şeylerden umarsızca bahsederken aslında o şeylerden hep bir şeyler ummuşum. Ne kadarda küçükken kendimi yormuşum Yaşım on sekiz olmuş ama...
Uzaklar uzaklaştıkça uzar Sevdalar sevdikçe büyür Anılar andıkça unutulmaz Sense anmadan her an anılan Al beni al götür gittiğin yere Al beni götür uzaklara Al beni al götür gittiğin yere Al beni…al...
İçime oturdun sen sevgili Kalk desem kalmazsın ki Ne geleceğin var temelli ne de gideceğin Yollarımız seninle kördüğüm Ne uzar gider ne de uzaklaşıp gider Seninle kördüğüm oldum Bilinmezlikler içinde...
Bunu sana yazmak istedim bugün İçimden gelip kalemime döktüm seni Nede güzeldi sahilli günler Uğradığım yok şimdi Neden gittin başkasına ben hiç anlamadım sevgili Ne güzel gelmiştin İstanbul’a Neden...
Yalnızlığı ummadığım zamanda karşılamadım Onu bu şehre ben davet ettim Ne bilirdim yalnızlıktan sıkılıp artık git demek isteyeceğimi Ama o kadar yüzsüz değilim Ona git diyemeyeceğim Onunla yaşamasını...
Başımdan geçenleri hatırlamak beni,acı verecek derecede heyecanlandırıyor.oysa yazılınca daha sakin, daha uyumlu şekiller alarak daha az saçma gelecek veya kabusa daha az benzeyecekler.bana öyle...
Ne büyük içimdeki nefret Kim gelirse gelsin düzelmem artık… Ne gerek ona buna Nefret etmek gerek nefret etmek… Herkes aynı sofranın insanı Banaysa nefret yemek düşer Ne yalnızlık ne de...
<table border="1" align="center" width="100%" bgcolor="#000000"<tr> <td> Yazacak o kadar çok şey var ki ama yazamayacakta o kadar çok şey var yazamamakta var tabi…içinde bulunduğun durumu...